'İşret, 'işret-âbâd, 'işret- engîz, 'işretnâme, 'işretgâh, meclis-i 'işret, ehl-i 'işret.
* Tezkire ve divan edebiyatı bağlamında şarap, meyhane ve rindâne zevk meclisini tasvir eden, içki ve safâ atmosferini edebî söylem yoluyla dile getiren tematik bir nitelendirme.
Arapça Ꜥ-ş-r kökünden gelen Ꜥişra(t), “birlikte yiyip içme, ziyafet” sözcüğünden alıntıdır (URL1). Benzer biçimde, sözcük; içki, içki içmek (Ali Nazîmâ ve Fâik Reşâd, 2009, s. 514), zevk ve safâ ile vakit geçirme, yeme içme, neşe hâli (Toparlı, 2000, c. 2, s. 1241) içki üretmek (Lugat-ı Nâcî, 1899, s. 536) anlamlarında da kullanılmaktadır. Beyân ise “açıklama, anlatma, söyleme” anlamlarıyla tanımlanır (URL2). Bu durumda işret ve beyan sözcüklerinin terkibi ile oluşan işret-beyân teriminin klasik edebiyatta, işreti veya işret halini anlatmada veyahut içki ve zevk meclisini tasvir etmede kullanıldığı anlaşılmaktadır.
Terim anlamı bakımından işret-beyân, klasik Türk edebiyatı ve tezkire geleneğinde, şarap, sâkî, meyhane, rindlik ve zevk meclisi etrafında kurulan şiir ve metinleri ifade eden tematik bir adlandırmadır. Bu terim, özellikle bir divanın ya da mesnevinin içki meclisini, meclis âdâbını, şarabın vasfını ve rindâne hayat tarzını tasvir eden bölümünü veya genel muhtevasını belirtmek için kullanılır. Dolayısıyla işret-beyân, işreti anlatmakla kalmayan, divan şiirinin mazmun dünyasında yerleşik olan meyhane ve safâ atmosferini edebî tasvir yoluyla ortaya koyan metin türünü ifade eder.
Tezkirelerdeki bağlamı dikkate aldığımızda işret-beyân, sözlük anlamındaki “işreti anlatma”dan daha dar ve teknik bir kullanım kazanmıştır. Burada işret, ünsiyet anlamından ziyade Osmanlı şiir geleneğinde yerleşik biçimde şarap, meyhane, sâkî ve rindâne zevk atmosferini ifade eder; beyân ise bu temanın tasvir ve dile getirilişini belirtir. Dolayısıyla tezkirelerde işret-beyân, bir şairin şiirlerinde içki meclisini, safâ ve eğlence ortamını tasvir eden, rindâne ve zevk-âmîz bir temayı işleyen söylem anlamına gelir. Bu terim, ya bir divanın genel muhtevasını nitelemek ya da belirli şiirlerin tematik karakterini belirtmek için kullanılır. Kısaca, tezkire bağlamında işret-beyân, şarap ve meclis mazmunları etrafında kurulan edebî tasvir geleneğini ifade eden tematik bir nitelendirmedir.
Latifî'nin Tezkiretü’ş-Şu’arâ ve Tabsıratü’n-Nuzamâ isimli eserinde mezkur terim bir defa geçmektedir.
Önek 1:
Ve Dîvân-ı ‘işret-beyânından gayrı âdâb-ı sohbeti ve esbâb-ı ’işreti beyân u ‘ayâneyler ’İşret-nâme-nâm bir kitâb-ı meserret-encâmı vardur. Hâssa-i karîhasından tarz-ı hâss üzre ibdâ' u ihtirâ'ıdur. Sıfat-ı câmda ve ta'rîf-i mey-i lâle-fâmda bu birkaç ebyât-i nasihât-nisâb ol kitâb-ı müstetâbdandur (Canım, 2018, s. 246).
Canım, R. (hzl.) (2018). Latîfî-Tezkiretü’ş-Şu’arâ ve Tabsıratü’n-Nuzamâ. Ankara: Kültür ve Turizm Bakanlığı Yayınları. Erişim adresi: https://ekitap.ktb.gov.tr/TR-216998/latifi-tezkiretus-suara-ve-tabsiratun-nuzama.html
Kaplan, F. (2018). Latîfî Tezkiresi’nde edebî eleştiri terimleri ve edebiyat eleştirisi (Doktora tezi, Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü).
Muallim Nâcî. (1899). Lügat-ı Nâcî. TDK Yayınları. https://archive.org/details/lugat-i-naci-1317/page/n11/mode/2up
Şemseddin Sâmî. (2019). Kâmûs-ı Türkî (R. Gündoğdu vd., Hzl.). İdeal Kültür Yayıncılık. İstanbul.
Toparlı, R. (hzl.)(2000). Lehçe-i Osmânî. Ankara: TDK Yayınları.
Uludüz, E. O. (2024). Hikmet: Doğuşu, tarihî gelişimi ve klasik Türk şiirine yansımaları (Doktora tezi, İzmir Kâtip Çelebi Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü).
URL1: https://www.nisanyansozluk.com/kelime/i%C5%9Fret
URL2 : Kubbealtı Lügati. “Beyan”. https://lugatim.com/s/beyan