HARKIÂDÎ (ḪARḲ-I 'ÂDÎ)

hark, 'âdî


* Sözlüklerde “yarıp yırtmak, yarılıp yırtılmak” anlamlarına gelen “hark” ile “sıradan, alelade” anlamındaki “‘âdî” kelimelerinin birleşmesinden oluşmuş; tezkirelerde, nitelik bakımından alışılmışın dışına çıkarak üstünlük gösteren şiirleri ifade etmek için kullanılan tabir.



Sözlük Anlamı

Hark-ı âdî tabiri, Arapça kökenli hark ve âdî kelimelerinden oluşan bir sıfat tamlamasıdır. Hark kelimesi, Lügat-ı Nâcî’de “yarıp yırtmak, yarılıp yırtılmak; yarık, yırtık” (Muallim Nâcî, 2009, s. 202), Kâmûs-ı Türkî’de “yarma, yırtma” (Şemseddin Sâmî, 1318, s. 578), Müntahabât-ı Lügât-ı Osmâniyye’de ise “yarıp yırtmak ve bozmak” (Redhouse, 2009, s. 132) anlamlarıyla açıklanır. Mütercim Âsım Efendi, bu anlamlara ek olarak kelimenin “yalan söylemek” ve “otsuz susuz kır yer” gibi mecazî kullanımlarına da işaret eder (Koç ve Tanrıverdi, 2013, s. 3960). Serdar Mutçalı’nın hazırladığı Arapça–Türkçe sözlükte ise hark; “yırtmak, delmek; delik deşik etmek; arasından veya içinden geçmek; (kanun ve kuralları) bozmak, ihlal etmek; alışılmışın dışına çıkmak, garip ve görülmemiş olmak” gibi geniş bir anlam alanıyla tanımlanır (Mutçalı, 1995, s. 223–224).

Âdî kelimesi ise sözlüklerde “adet olan, mutad, fevkalade olmayan; bayağı, aşağı” (Şemseddin Sâmî, 1318, s. 921), “geleneksel, alışılmış, olağan; sıradan, kalitesiz” (Redhouse, 2011, s. 1275) ve “adet üzere görüldüğü surette, bayağı” (Muallim Nâcî, 2009, s. 18) anlamlarıyla yer alır.

Bu iki kelimenin birleşmesiyle oluşan hark-ı ‘âdî tamlaması, sözlük anlamı itibarıyla alışılmış olanı yarıp aşan, olağan düzeni bozan, eşi görülmemiş ve olağanüstü nitelik taşıyan durumları ifade eder.




Terim Anlamı

Alışılmış şiir anlayışını aşarak benzeri görülmemiş bir üstünlük sergileyen (şey).




Tezkirelerdeki Bağlam Anlamı

Hark-ı ‘âdî tabiri tezkireler içinde yalnızca Latîfî’nin tezkiresinde yer almaktadır. Latîfî, Fuzûlî-i Bağdâdî’den söz ettiği maddede şairin şiirlerini “nazm-ı sihr-nümâ-yı füsûn-nümûn” olarak nitelendirdikten sonra bu şiirlerin “mertebe-i hark-ı 'âdî” düzeyinde olduğunu belirtir (Canım, 2000, s. 435). Bu kullanım, Fuzûlî’nin şiirlerinin olağan estetik ölçülerin ötesine geçtiğini, sıradanlık ve aleladeliği aşan, okuyucu üzerinde hayranlık ve etki uyandıran bir nitelik taşıdığını ifade etmektedir. Dolayısıyla hark-ı ‘âdî tabirinin, üstünlük gösteren ve adeta büyüleyici etki bırakan söz ve durumlar için kullanıldığı söylenebilir.




Tezkirelerdeki Kullanım Sıklığı

“Hark-ı ‘âdî” tabiri yalnızca Latîfî Tezkiresi'nde 1 kere kullanılmıştır.




Örnekler

Örnek 1:

Sanʿat-ı şi'riyyenüñ üstâdı ve kendü nisbet-i türâbiyyede Bağdâdîdür. Nazm-ı sihr-nümâ-yı füsûn-nümûnı hakkâ budur ki mertebe-i hark-ı ‘âdîdür. Merâtib-i şu’arâda fî-zamâninâ zümre-i a'lâdandur ve tabaka-i 'ulyâdandur (Canım, 2000, s. 435).




Kaynaklar

Canım, R. (hzl.) (2000). Latîfî Tezkiretü'ş-Şu'arâ ve Tabsıratü'n-Nuzamâ (İnceleme-metin). Ankara: AKM Yayınları.

Koç, M., Tanrıverdi E. (hzl.) (2013). el-Okyânûsu’l-Basît fî tercemeti’l-Kâmûsi’l-Muhît: Kâmûsu’l-Muhît Tercümesi/Mütercim Âsım Efendi. C.I. İstanbul: Türkiye Yazma Eserler Kurumu Başkanlığı.

Muallim Nâcî. (2009). Lügat-i Nâcî (hzl. A. Kartal)Ankara: Türk Dil Kurumu Yayınları.

Mutçalı, S. (1995). Arapça-Türkçe Sözlük. İstanbul: Dağarcık Yayınları.

Redhouse, J. W. (2009). Müntahabât-ı lügât-ı Osmâniyye (hzl. R. Toparlı vd.). Ankara: Türk Dil Kurumu Yayınları.

Redhouse, J. W. (2011). A Turkish and English Lexicon: Shewing in English the Significations of the Turkish Terms. İstanbul: Çağrı Yayınları.

Şemseddin Sâmî (1318). Kâmûs-ı Türkî. İstanbul: Çağrı Yayınları.




Yazım Tarihi:
27/03/2026
logo-img